Yıl:2022   Sayı: 26   Alan: Mimarlık  

Nazlıcan BİRİNCİ ERTÜRK, Pınar KILIÇ ÖZKAN, Gaye BİROL
MİKRO-ÜTOPYA KAVRAMININ SİNE-MEKÂNSAL YANSIMASI: ‘DOWNSIZING’ FİLMİ ÜZERİNDEN BİR İNCELEME
 
1960’lı yıllarda tüketim toplumu yükselişe geçerken, minimalist yaşam biçimi de toplumun bir kesimince benimsenmeye başlamıştır. Çalışma, tüketim toplumunun tüketim-gösteriş-lüks eğilimi karşısındaki minimalistleşme eğilimi ile ana sanat akımlarının oluşturduğu ütopya içerisindeki mikro-ütopyalar arasında bir ilişki kurulabileceğini iddia etmektedir. Amaç: Sanat ve mimarlık arakesitinden bir bakış açısı ile mikro-ütopya kavramını ele alan bu çalışmanın amacı, “Downsizing” filmi üzerinden yapılan mekânsal okumalarla mikro-ütopya kavramının kavramsal ve mekânsal anlamlarını genişletmeye çalışmaktır. Yöntem: Çalışma, tüketim toplumu ve karşısındaki minimalist yaşam biçimine, ana sanat akımlarının ütopyalarına karşı sanatı yeni toplumsallıklar ve alternatif sanat üretimleri yaratmanın aracı olarak gören ilişkisel estetik kuramı çerçevesinden bakmıştır. Mikro-ütopya kavramının mekânsal izdüşümü, seçilen film aracılığıyla deşifre edilmiştir. Mikro-ütopik kent bağlamı tariflenmiş, mekânsal yansımaların toplumsal göstergeleri filmden sahneler ve senaryodaki alt metinlerden yararlanılarak analiz edilmiştir. Bulgular: Downsizing filmi, birbirinden ideolojik olarak ayrıştığı düşünülen ütopya ve mikro-ütopyanın, tüketim toplumu karşısında aynı toplumsal sonuçları veren iki kavramdan öteye geçemediklerini göstermektedir. Sonuç: Çalışma, alternatif mekânsal üretimlerin peşindeki mikro-ütopyaların aslında gündelik yaşamda kayda değer bir farklılık yaratamadığı gibi minimalizmin de tek başına yeni toplumsal çözümler üretmenin bir aracı olamayacağına dair eleştirimizi tartışmaya açmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Tüketim, İlişkisel Estetik, Mikro-ütopya, Minimalizm, Sinema ve Mimarlık, Downsizing

Doi: 10.17365/TMD.2022.TURKEY.26.08

THE CINE-SPATIAL REFLECTION OF THE CONCEPT OF MICRO-UTOPIA: AN ANALYSIS OF THE FILM ‘DOWNSIZING’
 
Within this study, we claim that a relationship can be established between the tendency to minimalization, which stands against the tendency to the consumption-display-luxury, and the micro-utopias that are developed as a reaction to the utopia of mainstream art. Aim: In this study we reconsidered the concept of micro-utopia and aim to extend the conceptual and spatial meanings of it through the analysis of the film “Downsizing”. Method: We focused on the minimalist lifestyle within the framework of the relational aesthetic theory, which looks at art as a tool to create new possibilities through alternative art productions against the utopias of the main art movements. The concept of micro-utopia has been deciphered through the selected film. Not only the micro-utopian urban context is described, but also the social manifestations of spatial reflections are analyzed. Findings: The analyzes show us that utopia and micro-utopia give the same social results in the consumer society. Results: With this study we argue that micro-utopias cannot produce a significant difference in everyday life likewise minimalism cannot be the tool for producing new social solutions on its own.

Keywords: Consumption, Relational Aesthetics, Micro-utopia, Minimalism, Cinema and Architecture, Downsizing

Doi: 10.17365/TMD.2022.TURKEY.26.08

Tam Metin