Yıl:2018   Sayı: 14   Alan: Mimarlık  

Murat SÖNMEZ, Beyza Nur BATI
MİMARİ MEKANIN, MİNİMALİZM’İN KURAMSAL İÇERİĞİ İLE İLİŞKİSİ
 
Amaç: Mimarlığın bazı mekanlarını; metafizik mekanları üretme şekliyle Minimalist düşüncenin yaklaşımları ve içerikleri arasında bir paralellik olduğu söylenebilir. Bu türden mekanların, maddesel ve biçimsel var oluşunu açıklayabilmek için bu çalışmada Minimalizm’in kuramsal içeriğinden bazı kavramsal araçlar edinilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Bu nedenle de çalışmaya Minimalist söylemler üzerine bir literatür incelemesiyle başlanmıştır. Minimalizm söylemler olarak, 1960’larda ortaya çıktığı için, bu inceleme kapsamını 1960’larda yapılan çeşitli çağdaş tartışmalardan, yorumlardan ve uygulamalardan almıştır. Biçimsel olarak ‘basit ve yalın olan’ gibi temel tanımlarla ifade edilse de, fikirsel özünde çok detaylı bir yaklaşım olan Minimalizm’in fiziksel durumlarının ötesindeki niteliklerinin, mimarlığın mekânsal durumlarında da var olabileceği tartışılmıştır. Bulgular: Minimalizm’de bütün biçimlerin aslında ifade araçları olduğu, fikirsel bir alttabanda geliştiği bulgusuna varılmıştır. Bu yönüyle minimalizm ile mekânın maddesel ve biçimsel var oluşun ötesindeki halleri arasında bir eşleşme olduğundan söz edilebilir. Sonuç: Minimalizm var etme, yaratma fikrini kullandığı elemanların ötesinde ele alır. Bu fikirsel arka plan üzerine oturtulan bir tasarım anlayışının kendi biçimlerini nasıl var ettiği sorgunlanmıştır. Bu sorgulamalar sonucunda bulunan bir var ediş biçimi metafizik mekanın var olma biçimine de bir açıklama getirebilir. Mekansal var oluş, bütün biçimsel, fiziksel, maddesel durumları kendine aracı edip, düşüncenin ve algının hakimiyetini ortaya koyan bir durum olarak düşünülebilir.

Anahtar Kelimeler: Maddesiz İfade, Metafizik Mekan, Mimari Tasarım, Minimalizm

Doi: 10.17365/TMD.2018.2.8

RELEVANCE OF ARCHITECTURAL SPACE TO MINIMALISM’S THEORETICAL CONTENT
 
Abstract: Aim: It can be said that there is parallelism between architecture’s production of some of its spaces, metaphysical spaces, with the approaches and contents of minimalist thinking. This study aimed to borrow some conceptual tools from the theoretical content of minimalism to explain the material and formal existence of such spaces. Method: Therefore, the study commenced with a literature review on minimalist discourses. The scope of this review included contemporary discussions, interpretations, and applications of the 1960s, since Minimalism emerged as discourses in the 1960s. Although formally characterized as ‘basic and simple’, it was argued that the qualities of minimalism, which is too complex in its intellectual essence, might also exist in the spatial states of architecture beyond its physical situations. Results: It was found that all forms are actually ‘tools of expressing’ in minimalism, and that they have evolved in an intellectual base. On that sense, it can be said that there is a match between minimalism and the states of space beyond its material and formal existence. Conclusion: Minimalism tackles the idea of creation beyond the elements it uses. It was questioned how a design concept based on this ideological background create its own forms. The form of creation found through these interrogations may also elucidate the existence of metaphysical space. The spatial existence can mediate all the formal, physical, material situations and be thought of as a state that reveals the dominance of thinking and perception.

Keywords: Architectural Design, Immaterial Expression, Metaphysical Space, Minimalism

Doi: 10.17365/TMD.2018.2.8

Tam Metin