Yıl:2019   Sayı: 17   Alan: Mimarlık  

Bengi YURTSEVER
ARCHITECT AS THE SUBJECT OF CHANGE
 
Amaç: Değişim sürecinde yer alan bireyin bu sürece dahil olmak anlamında önünde iki farklı seçenek vardır: Pasif kalmak ya da aktif olmak. "Değişim" özünde dinamik olduğundan, bu hareketi daha da güçlendirmek için aktif bir pozisyonda olmak önemlidir. Bu pozisyon sorgulayan, dinleyen, kavrayan, aktaran, katılan bir yapıdadır. Tüm disiplinlerin dahil olduğu değişim sürecinde, mimarlık bundan hem etkilenen hem de etkileyen bağlamsal bir ilişki içinde yer alır. Bu nedenle mimarlık üretim ve kullanım döngüsünde aktif bir konumdadır. Çalışma kapsamında “güncel mimarlık ortamında mimar nasıl bir konumda bulunmaktadır”, “bu mimarlık ortamı toplumsal ölçekte nelerden etkilenmektedir” ve “bu süreçte kalabalık insan kitlesi için üretilen mekanlar nasıl bir etki oluşturmaktadır” soruları ile mimarın durumu, tartışmayı destekleyeceği düşünülen bir manifesto ve Venedik Mimarlık Bienalleri ile bütünleştirilerek özne-nesne döngüsünde ele alınmaktadır. Yöntem: Mimar, ortamın oluşturduğu değişkenler bağlamında teorik bir vaka çalışması ile ele alınmıştır. Bulgular ve Sonuç: Bireyin ve içinde bulunduğu ortamın gücü, kolektif bilinçli bir yaklaşımın potansiyeli ile birlikte tartışılmıştır. Tartışma sonunda çeşitli sorular ve olası yeni gündemler ortaya çıkmıştır.

Anahtar Kelimeler: Geç Modernite, Küreselleşme, Kolektif Bilinç

Doi: 10.17365/TMD.2019.2.3

ARCHITECT AS THE SUBJECT OF CHANGE
 
Aim: There are two different options for the individual involved in the process of change: To be in a position that is passive or active. As "change" is inherently dynamic, it is important to be in an active position to strengthen and make movement even more functional. This position takes the role of questioner, listener, apprehender, transmitter, and participant. In the process of change, which all disciplines are involved in, architecture has a position in which both effects, influences and sustains this situation in a contextual relationship. Therefore, the architect is in an active position in the production and usage cycle. In the study, the architect which is in the process of architectural design, within a subject-object cycle, is discussed in the context of these questions: Where is the architect located in the contemporary environment?, How is this architectural environment influenced by the social scale?, How are the effects of spaces created for the closed crowd? The discussion part is handled with Venice Architecture Biennials and a manifesto which is thought to support the main idea. Method: The architect was dealt with through a theoretical case study in the context of variables created by the environment. Results and Conclusion: The power of the individual and the environment in which they are involved is discussed in the potential of a collective consciousness approach. At the end of the discussion, various questions and possible new agendas emerged.

Keywords: Late Modernity, Globalization, Collective Consciousness

Doi: 10.17365/TMD.2019.2.3

Tam Metin